Danısan dostlar

Güncelleme tarihi: 11 Ağu 2021

Bir arkaşımla sohbet şu şekilde başladı ; “Yaşam Koçu” nedir dedi bana ve ben kendi çapımda ona izah etmeye başladım.Bir şekilde her insanın doğduğu andan itibaren başlayan psikolojisi ıhakkında kendisinin bile farkında olmadığı sorunların onun uykusu, günlük yaşantısı , davranışlarını nasıl etkilendiği ve bunun bazen kendi içinde çözümleyemediği sorunlar haline gelebeleceğini bunun için bazen yardım almak gerektiğinde de benim devreye girdiğimi söyledim .Kısaca bir psikolog gibi düşünebilirsin beni dedim. Aslında sen kendi sorunlarını çözebilecek kadar güçlüsün ama sana bunu farkettiren kişiyim ben dedim o da bana bir nevi dinleyen bir dostsun dedi ,evet dostun biraz daha kalifiyesi dedim.Kendimi övmezsem olmaz dı .

Çok uzun zamandır görüşmediğim bu arkadaşım yıllar içerisinde evlenmiş , çocuğu olmuş ve yaşadığı hayatı sorgular haldeydi.Danışman olmamın verdiği bu avantajla kendisiyle sohbetimiz daha içten olmaya başladı , bugüne kadar kendisi hakkında bilmediğim bir şok şeyi anlattı .Gece rüyasında çok alakasız olarak eski sevgilisini gördüğünü, bir yarış arabasıyla kimsenin yapamadığı şeyleri yaptığını vs anlattığında , kendisinde şunu gördüm .Takdir isteği vardı ; belli ki çocukluğundan beri süregelen hep annenin , babanın kendisini taktir etmesini isteme durumu , kendisine çocukluğu ve ailesiyle ilgili konuları sormaya başladıkça , annesinin intihara kalkıştığını , babasıyla bir kaç defa boşanıp yine barıştıklarını , babasının alkolik olduğunu ... yani pskolojik olarak gerçekten konuşmaya ihtiyacı olduğunu ve farkındalık yaratmam gerektiğini görebildim.Asıl takıldığım şey ise sevgilisiydi çünkü yıllar önce ayrıldığını sevgilisinin rüyasında sürekli karşısına çıkması , çözülememiş bir problemi olduğunun işaretiydi , sordum kendisine “sevmişmiydin “dedim , çok sevmiştim dedi.

Kızla yaşadıklarından çok , yaşayamadıklarına öfkeliydi en çok da karşılıklı içip gözlerine bakıp seni seviyorum diyemedim ,ona yanarım dedi .Peki ne oldu , neden ayrılmıştı ? Sordum , madem o kadar seviyordun neden ayrıldın ? Anlattı ; ben onu çok sevdim ama o beni aldattı , peki sen ne yaptın , ne yapacağım ,ayrıldım tabiki oysa; İzmir de ev tutmuştum ,işimi falan ayarlamıştım onunla orda yaşayacaktım ,bütün hayallerim yıkıldı.Ama gördüğüm kadarıyla aradan yıllar geçmiş ve sen ona öfkenle aslında kendine zarar veriyorsun dedim.Çok kızgınım ona dedi ; peki dedim tut ki karşında o var , ona söylüyormuşsun gibi bana söyle ,ne derdin , başladı ; işte söverdim falan filan , bak dedim , karşındaki insanla hesaplaşmak sadece küfrederek hakaret ederek yada şiddetle olmaz , ona nasıl hissettiğini söyledin mi hiç ? Ya da sonrasında bir kez olsun arayıp konuştın mu ? Hayır tabiki konuşmadım , niye konuşcam beni aldatmış barışsam bile bir daha güvenmeyeceğimi biliyordum

Ama hala ona karşı içinde sevgi olduğunu düşünüyorum , yooo sadece kızgınım dedi.İnsan sevmediği insana kızmaz ki dedim , haklısın belkide dedi ama daha da önemlisi sen kendine kızgınsın dedim , çünkü ona bir şans daha vermedin ve deneseydiniz nasıl olacağını göremedin ve seve seve ondan ayrıldın ,sonra sevmediğin bir kadınla sırf anne ve babanın taktirini almak için evlendin , şu an hala aklın onda ama yapman gereken şey onu affetmek dedim.Affetmem dedi , o zaman hiç bir zaman güzel bir uyku çekemezsin dedim .

Bu gerçekten böyledir , öfke insanın en çok kendisine zarar verir ve derler ya affetmek büyüklüktür gerçekten öyle affetmek insanın kendisini özgür bırakmasıdır , öfkeye yenik düşmemesidir , geçmişi silebilmek kendinle barışabilmektir.Siz de öyle yapın , affedin ki sevebilesiniz yoksa öfke sevmenize engel olur .



Derya Savcı

03.02.2019

988 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Geçtiğimiz günlerde bir danışanımla şu konuşmayı yaptık ; “yapmak istediğim o kadar çok şey var ama ortam izin vermiyor “ dedi , ortam , elalem yani . Çevremize baktığımızda evliliklerini ailem ne der

Nedir toksik ilişki ? Hemen hemen hepimizin hayatının bir evresinde ,bu tip ilişkiler içinde olduğumuz insanlar olmuştur.Toksik ilişki bizim enerjimizi aşağıya çeken , bize kendimizi değersiz hissetti